Annem ve Babam Küçük Kız Kardeşimi Benden Daha Çok Seviyor - Haberler,Magazin,Kadın

Haberler

Home Top Ad

Post Top Ad

11 Mayıs 2019 Cumartesi

Annem ve Babam Küçük Kız Kardeşimi Benden Daha Çok Seviyor

Bu Ceren ve bir şey itiraf etmek istiyor. Kendisine çok yakın bir insandan nefret ederek çok zaman harcadı ve şimdi için için kendinden utanıyor. Bu onun hikâyesi…
Kendisinden küçük bir kız kardeşi var, Seren. Kız kardeşi doğduğunda o 4 yaşındaydı ve oynayabileceği küçük bir kız kardeşi olacağı için gerçekten sevinç içinde olduğunu hatırlıyor. Pekâlâ, dürüst olmak gerekirse kendisi de daha bir bebekti. Ancak işler ta başından itibaren çok kötü gitti. Seren normalden zayıf doğdu ve hastanede kalması gerekti. Haftalarca mücadele etti ve ailenin tüm akrabaları ve arkadaşları onun için endişelendi. Bu esnada, Ceren herkes tarafından unutuldu. Daha üç hafta önce herkesin ilgi odağıydı; herkes onunla oynardı ve ona hediyeler verirdi. Artık herkes yalnızca Seren’den bahsediyordu, kimse Ceren’in nasıl olduğunu bile bilmek istemiyordu! Bu yüzden o da büyüklerin ilgisini kendisine çekmek için yaratıcı bir yol buldu: Öfke nöbetleri geçirdi. Fakat anne ve babası kısa zamanda ona öfke nöbetlerinin herkesin Seren’i unutmasını sağlamayacağını ve bencil olmaması gerektiğini söyledi. Dürüst olmak gerekirse, çok kırıldı ama hiç kimse tarafından fark edilmedi. Nihayet Seren’i eve getirdiklerinde, Ceren çığlık atan bu çirkin yaratığa baktığında hiçbir şey hissetmedi. Ona söz verdikleri gibi kardeşiyle oynayamadı. Fakat en azından sonunda anne babasını geri almıştı! Ama artık kimse bütün günü onunla oynayarak geçirmiyordu. Anne babasının daha önemli başka işleri vardı. Seren’i doktora götürmek gibi… Ceren’in kendi başının çaresine bakıp, bir zamanlar kendisinin olan ilginin yarısıyla yetinmesi gerekiyordu. Sonra okula başladı. İşler düzelmedi. Seren hastalıklı bir çocuk olmaya devam etti ve ailesi zamanını, emeğini ve parasını sürekli birbiri ardına gelen hastalıklara harcıyordu. Tüm bu süre içinde de Ceren, okulu, hobileri ve arkadaşlarıyla sıradan bir çocuktu. Ailesi ona ilgi gösteriyordu ama bu ihtiyacı olduğu kadar değildi. Problemlerini de genelde kendisi çözüyordu. Anne babasına karşı tavırları sertleşmişti ve o çaresiz kardeş canavarından nefret etmeye başlamıştı. Ceren ergenlik dönemine girdiğinde işler daha da kötüleşti. Her zaman “Seren böyle, Seren şöyle”, kendisi artık çocuk olmadığı için de, ailesi işlerinin bittiğini düşünüyordu. Daha fazla ilgi çekmek, yardım istemek ve hatta onlarla konuşabilmek için isyan etti. O zaman ailesi Ceren’e onu çok sevdiklerini ancak onu çok fazla desteğe ihtiyacı olmayan, bağımsız bir insan olarak gördüklerini söyledi. “Bak Ceren’ciğim sen güçlüsün, her şeyle başa çıkabilirsin! Seren zayıf, her zaman hasta, onunla kim ilgilenecek? Ama durum ne olursa olsun sen sorun yaşamazsın. Seninle gurur duyuyoruz!” Evet, gurur duyulması harika ama peki ya birazcık destek? En kötü kısmı başka bir şehirde yeni bir okula gittiği için yaşandı. Okul için ailesinin yanından ayrılması gerekiyordu. Yıllardır anne ve babasından ona bir gitar almalarını istiyordu. Her şey yolunda görünüyordu, kız kardeşi okula gidiyordu ve Ceren nihayet dengeli bir aile yaşantıları olacağını düşündü. Seren’le çok fazla iletişim kurmadı, ortak çok az yönleri vardı ve kardeşi onunla beceriksizce bir sohbet başlatmaya çalıştığında, o konuşmaya pek de hevesli olmuyordu. Gitarını alabileceğinden de emindi. Sonra aniden Seren bir akciğer enfeksiyonu kaptı ve birkaç ay evde kalmak zorunda kaldı. Ardından da doktorlar toparlanması için ailesinin onu en az bir aylığına deniz kenarına götürmesi gerektiğini söylediler. Karşılığında Ceren’in ne kazandığını tahmin edin “Ah, affedersin canım, deniz kenarında bir ay çok masraflı, biraz daha bekleyebilir misin?” Çok öfkeliydi. O küçük prenses yine her şeyi almıştı ve ona düşen, bir sokak köpeği gibi evi terk etmekti! O zaman anne babasını anlamaya bile çalışmadı, öfkeden delirmiş bir şekilde hayal kırıklığıyla çekti gitti. Seren olmasa hayatın ne kadar harika olacağını bile düşündü, ona karşı hiç sevgi beslemiyordu. Okul dönemi boyunca bu duyguları geçmedi ve yılbaşında eve çok tatsız döndü. Sonra hediye verme zamanı geldi. Ceren, Seren’in ortaya bir gitar çıkardığını görünce çok şaşırdı. Neler olup bittiğini anlayamadı. Ailesinin parası olmadığını biliyordu. Seren bunun kendisinden özel bir hediye olduğunu söyledi. Anne babalarının ona gitar alamamasının sebebi kendisi olduğu için kendini çok kötü hissettiğini itiraf etti. O yüzden tüm parasını biriktirmiş hatta parayı tamamlamak için sonbaharda garip garip işlerde bile çalışmıştı. Ceren gözyaşlarına boğuldu. Artık anne babası ve kız kardeşiyle ilişkilerini geliştirebilmek için çaba harcıyor. Birisinden, onu gerçekten iyi tanımadan nefret etmenin çocukça olduğunu ve ters tepebileceğini öğrendi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder